<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Karaman Haber</title>
                      <link>https://www.ekaraman.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ekaraman.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Karaman haberleri, sıcak gelişmeler, yazar yorumları, Karaman şehir servisleri ve Karaman son dakika haberlerini anında öğrenin.</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Fri, 01 May 2026 15:09:36 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Karaman Haber - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Karaman Haber</copyright><item><title><![CDATA[ Selçuklu Meydan Mezarlığı'ndaki restorasyon çalışmaları sürüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ekaraman.com/haber-selcuklu-meydan-mezarligindaki-restorasyon-calismalari-suruyor-65.html</guid>
                    <link>https://www.ekaraman.com/haber-selcuklu-meydan-mezarligindaki-restorasyon-calismalari-suruyor-65.html</link>
                    <description><![CDATA[Türk İslam Mezarlığı olma özelliğini taşıyan Bitlis'teki Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı'ndaki mezar taşlarının restorasyonu devam ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ UNESCO Dünya Kültür Mirası geçici listesindeki dünyanın en büyük Türk İslam Mezarlığı olma özelliğini taşıyan Bitlis'teki Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı'ndaki mezar taşlarının restorasyonu devam ediyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recai Karahan başkanlığında 2011 yılında başlatılan çalışmalarda liken temizliği, taş düzeltme, akıt mezar çıkarma ve çevre düzenlemesi çalışmaları yürütülüyor.

Bu kapsamda, mezarlıktaki 1071'inci mezar taşı da restore edildi.



Karahan, 1071'inci mezar taşını restore etmenin mutluluğunu yaşadıklarını, çalışmalarda sona gelindiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Bin 300 civarında nitelikli mezar taşımız var. Yanında bulunduğumuz 1071'inci mezar taşı Zeyneddinoğlu Ebu Melik'in kabridir. 1182 yılında yapılmış ve Hacı Miran Bin Yusuf adlı bir mimara ait. Yine diğer taşlarda olduğu gibi kırmızı tüf taşından yapılmıştır. Mezar taşının üst kısmında rumi motifleri, kitabe, mihrap ve bunun içerisinde ayetler ile hadisler bulunmaktadır. Mezar taşının üzerindeki ayrıntıları incelediğimiz zaman her insanın ölümü tadacağını, ölümün bir kapı olduğunu ve herkesin oradan geçeceğini bize anlatan ibareler bulunmaktadır."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ekaraman.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[ Selçuklu Meydan Mezarlığı'ndaki restorasyon çalışmaları sürüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 12:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827150642-thumbs_b_c_e4dd1ecad89da46c74673f57bf25dc87.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827150642-thumbs_b_c_e4dd1ecad89da46c74673f57bf25dc87.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827150642-thumbs_b_c_e4dd1ecad89da46c74673f57bf25dc87.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Engelsiz Filmler Festivali'nde çocuklar için 6 animasyon film ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ekaraman.com/haber-engelsiz-filmler-festivalinde-cocuklar-icin-6-animasyon-film-63.html</guid>
                    <link>https://www.ekaraman.com/haber-engelsiz-filmler-festivalinde-cocuklar-icin-6-animasyon-film-63.html</link>
                    <description><![CDATA[Festival, 12-18 Ekim'de çevrim içi olarak ücretsiz düzenlenecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;8. Engelsiz Filmler Festivali kapsamında, 12-18 Ekim'de animasyon filmlerin yer aldığı özel bir seçki çocuk seyircilerle buluşacak.

"Normali Ararken" temasıyla Türkiye'deki sinemaseverlerle çevrim içi olarak 12-18 Ekim tarihleri arasında buluşmaya hazırlanan festivalin programında "Çocuklar İçin" seçkisi altında 6 animasyon film yer alacak.

Film gösterimleri, orijinal ses seçeneğiyle birlikte göremeyenler için sesli betimleme, duyamayanlar için ayrıntılı altyazı seçenekleri ile izlenebilecek.

Festivalin "Çocuklar İçin" seçkisinde bu yıl yönetmen Antje Heyn’in "Kedi Gölü Şehri", Jean-Claude Rozec’in "Kurbağa Yavrusu", Carol Freeman’ın "Kuş ve Balina", Lena von Döhren’in "Minik Kuş ve Arılar", Oana Lacroix’ın "Renkli Kanatlar" ve Joanna Polak’ın "Yün Dünyası" filmleri, minik sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.

Öte yandan, geleceğin sinemaseverlerini animasyon sanatıyla buluşturan Canlandırma Atölyesi de çevrim içi gerçekleştirilecek. Canlandırma sanatçısı Işık Dikmen tarafından düzenlenecek atölyede, katılımcılar tamamen hayal dünyalarını ortaya çıkararak, yarattıkları karakterler ve öykülerle canlandırma sanatı ile kendilerini ifade edecek.

Engelsiz Filmler Festivali her sene olduğu gibi bu sene de tüm gösterimlerini ve yan etkinliklerini ücretsiz şekilde seyircilere sunacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ekaraman.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[ Engelsiz Filmler Festivali'nde çocuklar için 6 animasyon film  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 12:03:34 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827150417-thumbs_b_c_6df447e72d2d8ec930ee71d75186939e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827150417-thumbs_b_c_6df447e72d2d8ec930ee71d75186939e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827150417-thumbs_b_c_6df447e72d2d8ec930ee71d75186939e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kayseri'nin tarihi, doğal ve kültürel mirası JAK timlerine emanet]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ekaraman.com/haber-kayserinin-tarihi-dogal-ve-kulturel-mirasi-jak-timlerine-emanet-46.html</guid>
                    <link>https://www.ekaraman.com/haber-kayserinin-tarihi-dogal-ve-kulturel-mirasi-jak-timlerine-emanet-46.html</link>
                    <description><![CDATA[UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Koramaz Vadisi ile Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nün yanı sıra kentteki bazı turistik mekanlarda huzur ve güvenliği JAK timleri sağlıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kayseri'de, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve aralarında kesin korunacak hassas alan ilan edilen yerlerin de bulunduğu bazı turistik mekanların huzur ve güvenliği Jandarma Arama Kurtarma (​JAK) timlerince sağlanıyor.

İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösteren JAK timleri, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Koramaz Vadisi ile Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü gibi tarihi güzellikleri korumak için gece gündüz mesai harcıyor.

"Kesin korunacak hassas alan" ilan edilen ve Türkiye'nin en yüksekten dökülen birinci takım şelalesi olan Kapuzbaşı Şelaleleri, 250'den fazla kuş türüne konaklama, üreme ve beslenme imkanı sağlayan Sultan Sazlığı ile çevresinde farklı habitatları bir arada bulunduran Tuzla-Palas Gölü'nde de varlığını hissettiren JAK timi, vatandaşa güven veriyor.

Kayseri'nin tarihi, doğal ve kültürel mirası JAK timlerine emanet

Peribacaları, kayadan oyma kiliseleri, manastırları ve doğal güzellikleriyle dikkati çeken Soğanlı Vadisi'nde de görev alan tim, kentin birçok yerindeki tarihi ve kültürel mirasın güvenliğinin sağlanmasında etkin görev yapıyor.

Tim, Türkiye'nin en önemli kayak merkezlerinden biri olan Erciyes'in zirvesinden kentin en ücra noktasına kadar görev aldıkları her yerde olumsuz arazi ve hava koşullarına aldırış etmeden adeta kendi canlarını ortaya koyarak vatandaşın yardımına koşuyor.

Arama kurtarma eğitimi alan tim, tecrübelerini de kullanarak sarp kayalık, vadi ve dere yatakları gibi olumsuz arazi şartlarına sahip olay yerlerine en hızlı ve en güvenilir şekilde ulaşmanın mücadelesini veriyor.

Her türlü olumsuzluğa karşın 7 gün 24 saat göreve hazırlıklı olan, yılda yaklaşık 1000 olaya müdahale eden ve kaybolan veya mahsur kalan çok sayıda kişinin imdadına yetişen ekip, ilk yardım eğitimi aldığı için yaralılara da anında müdahalede bulunuyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ekaraman.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Kayseri'nin tarihi, doğal ve kültürel mirası JAK timlerine emanet - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 11:28:43 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827142948-thumbs_b_c_c963c3fd1ff91a218c913bdf8b53f238.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827142948-thumbs_b_c_c963c3fd1ff91a218c913bdf8b53f238.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827142948-thumbs_b_c_c963c3fd1ff91a218c913bdf8b53f238.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Daskyleion Antik Kenti'nde tarihi duvarlar gün ışığına çıkıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ekaraman.com/haber-daskyleion-antik-kentinde-tarihi-duvarlar-gun-isigina-cikiyor-43.html</guid>
                    <link>https://www.ekaraman.com/haber-daskyleion-antik-kentinde-tarihi-duvarlar-gun-isigina-cikiyor-43.html</link>
                    <description><![CDATA[Manyas Kuş Gölü yakınındaki Daskyleion Antik Kenti'nde bu yıl 9 Temmuz'da başlayıp 3 ay sürmesi planlanan kazılarda, "glacis" adı verilen yüksek bir destek duvarının ortaya çıkarılması için arkeologlar ve öğrencilerin çalışmaları sürüyor]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Balıkesir'in Bandırma ilçesinde bulunan ve Anadolu'da hüküm sürmüş birçok medeniyetten izlere ev sahipliği yapan Daskyleion Antik Kenti'nin tarihi destek duvarları gün ışığına çıkarılarak kazı envanterine kazandırılıyor.

Geçmişi milattan önce 3000'li yıllara dayanan Ergili Mahallesi'ndeki antik kentte 1954'te başlatılan kazılar, Prof. Dr. Kaan İren başkanlığında devam ediyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İren, AA muhabirine, bu yıl 9 Temmuz'da başladıkları kazıları 3 ay sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi.

Kazıda, kendi üniversitesinin yanı sıra İstanbul Üniversitesi akademisyen ve öğrencilerinden oluşan 17 kişilik ekibin de görev aldığını belirten İren, "Öncelikle bölge turizmine katkıda bulunmak için kentin görselliğini artırmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda, terminolojide 'glacis' adı verilen yüksek bir destek duvarını ortaya çıkarmaya çabalıyoruz." dedi.

İren, daha önce yaptıkları sondajlarda bu duvarın 9 metre kadar aşağıya kadar indiğini belirlediklerini aktardı.



"Bu duvarı milattan önce 9 veya 8. yüzyıl olarak tarihlendirebiliriz"

Toprağın derinliklerindeki son taşı görebilmek için duvarı açarak görsel ve anıtsal yönünü ortaya çıkarmak istediklerini dile getiren İren, şu bilgileri paylaştı:

"Şu anda 3,5 metreye yakın bir yüksekliğini ortaya çıkardık. Aşağıya doğru 4-5 metre daha devam edeceğini tahmin ediyoruz. Bu duvarı milattan önce 9 veya 8. yüzyıl olarak tarihlendirebiliriz. Hemen üzerinde düzgün rektagonal taşlardan yapılmış, milattan önce 4'üncü yüzyıla tarihlenen anıtsal bir mimari yapı var. Bu mimari yapı da podyumlu bir mezar olabilir veya fonksiyonunu henüz tayin edemediğimiz başka anıtsal bir yapının geri kalan kısmı olabilir."

İren, tabaka kazıları ve küçük buluntular vasıtasıyla tarihlendirebildikleri surların yapılış tekniği ve işlevlerine, sonraki yıllarda yapacakları detaylı incelemeler sonrasında karar vereceklerini bildirdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ekaraman.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[ Daskyleion Antik Kenti'nde tarihi duvarlar gün ışığına çıkıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 11:22:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827142403-thumbs_b_c_81121263e4ec3c8795f3b32cfdfa8031.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827142403-thumbs_b_c_81121263e4ec3c8795f3b32cfdfa8031.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827142403-thumbs_b_c_81121263e4ec3c8795f3b32cfdfa8031.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Mücadeleci bir kalem: Şule Yüksel Şenler]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ekaraman.com/haber-mucadeleci-bir-kalem-sule-yuksel-senler-34.html</guid>
                    <link>https://www.ekaraman.com/haber-mucadeleci-bir-kalem-sule-yuksel-senler-34.html</link>
                    <description><![CDATA[Pek çok konuda ilkleri yaşamış, tavizsiz bir isim olarak öne çıkan ve hayatı mücadelelerle geçen Şule Yüksel Şenler'in vefatının üzerinden bir yıl geçti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yücel Çakmaklı'nın "Birleşen Yollar" ismiyle sinemaya uyarladığı "Huzur Sokağı" romanına imza atan yazar ve gazeteci Şule Yüksel Şenler, vefatının ilk yılında yad ediliyor.

Pek çok konuda ilkleri yaşamış, tavizsiz bir isim olarak öne çıkan ve kalemiyle cihad eden Şenler, teyze çocukları olan Hasan Tahsin ile Mihriban Ümran çiftinin çocuğu olarak, 29 Mayıs 1938'de Kayseri'de dünyaya geldi.

Aslen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden olan ailesi,1930'lu yılların başında Kayseri'ye, ardından İstanbul'a göç etti.

Altı çocuklu ailenin üçüncü çocuğu olan Şenler, Koca Ragıp Paşa İlkokulu'na giderken ailesinin ekonomik durumu bozuldu. Annesi kalp krizi geçirip yatağa düşünce, Şenler, ortaokul ikinci sınıfta okuldan ayrılmak zorunda kalarak, Ermeni bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Başarılı edebiyatçının bu tecrübesi, ileride kendi başörtü modelini tasarlamasına da öncülük etti.

Yazı hayatına 14 yaşında başladı

Şule Yüksel Şenler, yazı hayatına 14 yaşında Yelpaze Dergisinde kaleme aldığı hikayelerle başladı.

Asıl adı Yüksel olan Şenler, yazılarında isminin önüne Şule'yi ekleyerek erkek olmadığını vurgulamak istedi. Böylece yazı hayatında Şule Yüksel adıyla tanındı ve ünlendi.

Şenler, gazetecilik mesleğiyle 21 yaşında tanışarak, Gökhan Evliyaoğlu ve Peyami Safa'nın da yazar kadrosunda yer aldığı Yeni İstiklal gazetesinin gençlik köşesinde yazmaya başladı. Usta edebiyatçı, ilk düşünce yazılarını Faruk Nafiz Çamlıbel’in çıkardığı Kadın gazetesinde "Duyuşlar-Görüşler" adı altında kaleme aldı.

Gazetenin ilanlarını hazırlayan Yüksel Bey'den resim ve müzik dersleri alarak ney ve kanun çalmayı öğrenen Şenler'in "Huzur Sokağı" romanı, 1969'da gazetede tefrika şeklinde okurla buluşmaya başladı.

Şule Yüksel Şenler, 1965'te, o zamana kadar benimsemiş olduğu Batılı modern yaşam tarzını terk ederek dindar bir hayata yöneldi ve tesettüre girdi. Ardından Mehmet Şevket Eygi'nin çıkardığı Yeni İstiklal Gazetesinde yazılar kaleme aldı.

Yazılarından ötürü hakkında birçok kez dava açılan Şenler'in hayatında, Türk Kadınlar Birliği'nin şikayeti üzerine açılan dava sonrası yeni bir süreç başladı.

Konferanslarıyla 1960-1970'li yıllara damga vurdu

Başarılı edebiyatçı, başörtüsünün eğitimli Müslüman kadının hayatına girmesine vesile olurken, gerek yazıları gerekse konferanslarıyla da 1960 ve 1970'li yıllara damga vurdu.

Şenler, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra kurulan Adalet Partisi'ne katılıp Bakırköy Gençlik Kolları, Edebiyat ve Kültür Kolu Başkanlığı görevlerini sürdürdü, Anadolu'yu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmalar başlattı.

Kendisini örnek alan genç kızların başlarını aynı şekilde örtmesi sonucu bu tartışmalar daha da alevlendi ve Şenler gibi başını bağlayan kadınların sayısı sürekli arttı. Bunun üzerine bu tür örtünmeye "Şulebaş" adı verildi.

Şule Yüksel Şenler, yayın hayatına 1960'ta başlayan Bugün Gazetesi'nin yazar kadrosunda yer alarak, kadın gazetecilerin parmakla gösterildiği bir dönemde, başörtülü bir kadın gazeteci olarak dikkatleri üzerine çekti.

Konferanslar ve yazı hayatının yanında modayla da ilgilenen usta yazar, modern başörtüsü ve pardösü modelleri de çiziyordu. Çizdiği modellerin Anadolu'da genç kızlar arasında yayılmaya başlamasının ardından başını örten öğrenciler, üniversitelerde de tesettürlü bir şekilde okumanın önündeki engellerin kaldırılması talebini güçlü bir şekilde dile getirdiler.

Cumhurbaşkanına hakaretten ötürü tutuklandı

Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın 1971'de, "Sokaktaki örtülü kadın ve kızların öncüleri cezalarını çekecekler." sözleriyle işaret ettiği Şenler, Sunay'a hitaben bir mektup yayımlayarak, cumhurbaşkanının Allah'tan ve milletten özür dilemesi gerektiğini savundu. Şenler, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla tutuklandı ve 8 ay cezaevinde kaldı.

Sunay, 2 ay sonra Şenler'i affetti. Ancak usta yazar, bu affı reddederek Bursa Cezaevinde cezasını sonuna kadar çekti.

Cezaevinden çıktıktan sonra Türkiye'nin dört bir yanını dolaşarak konferanslar vermeyi sürdüren Şenler, Hür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfaları hazırladı. Bugün gazetesinde 1967-1971'de köşe yazarı olarak yer aldı. Seher Vakti Dergisi'nin başyazarı oldu ve 1980'den sonra aralarında Milli Gazete'nin de olduğu gazetelerde yazdı.

Huzur Sokağı romanı, film ve dizilere konu oldu

Başarılı yazarın Huzur Sokağı adlı eseri, Yücel Çakmaklı'nın yönettiği İzzet Günay ve Türkan Şoray'ın rol aldığı "Birleşen Yollar" filmiyle sinemaya uyarlandı.

Huzur Sokağı romanı, 2012'de aynı adla televizyon dizisi haline getirilerek izleyiciyle buluştu.

Usta yazar, yaşamı boyunca ayrıca "Gençliğin Izdırabı", "Hidayet", "Bize Ne Oldu", "İslam'da ve Günümüzde Kadın", "Duyuşlar", "Her şey İslam İçin", "Uygarlığın Gözyaşları", "Kız ve Çiçek", "Sağ El", "Bir Bilinçli Öğretmen" ve "Yılanla Tilki" adlı eserlere de imza attı.

81 yaşında hayata veda etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ın evliliklerine ara bulucu olduğu belirtilen Şenler'in hayatı, gazeteci Demet Tezcan tarafından, "Bir Çığır Öyküsü: Şule Yüksel Şenler" isimli kitapta kaleme alındı.

Yaşamının son 15 yılını hastalıklarla mücadele ederek geçiren Şenler, yaklaşık 8 ay tedavi gördüğü hastanede, 28 Ağustos 2019'da 81 yaşındayken vefat etti.

Eyüp Sultan Camisi'nde kılınan namazın ardından son yolculuğuna uğurlanan Şenler'in cenaze merasimine kültür, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı.

"Şule hanımı en güzel ifade edecek kelime 'mücahide'dir."

Şenler ile ilgili biyografi kitabı yayınlayan yazar Demet Tezcan, vefatının ardından yaptığı açıklamada, "Şenler, çok kıymetli ve çıtası çok yüksek bir örnekti. Davası için yaptıkları karşılığında da her türlü bedeli ödemiş bir isim. Hakkında açılan davalar, hapis yatması… Şenler, zatürreye bağlı solunum yetmezliğinden vefat etti. Bu, Şule ablada yıllardır nükseden bir durumdu. Çünkü o yıllarda verem olmuştu. O koşturmada, aç, susuz, dinlenemeden, Karadeniz turnesi yaptığı bir dönemde hastalanmıştı ve tam o esnada da cezaevine girmişti. Hastalığının en zor yıllarını cezaevinde geçirmişti. Bunu hiç atlatamadı. En ufak yağmur damlasında dışarıya çıkamazdı. Son nefesini de yine davası için almış olduğu bir hastalıkla verdi." ifadelerini kullandı.

Gazeteci-yazar Sibel Eraslan ise Şenler'in, arkasında herhangi bir STK, siyasi parti ya da maddi bir güç olmadan tek başına büyük bir mücadele veren isim olduğunu vurgulayarak, şunları aktarmıştı:

"Şenler, Türkiye'de hem direnişin hem dirilişin sembolüydü. Diriliş, ruhani manada tekrar ruhun imani aydınlanmaya yönelmesi. Bu konuda insanları davet etti. Büyük mevzuların kadınıydı, tek başına yüreğiyle çıkmıştı yola. İkinci aşamasında da başörtülü olduğu için bazı kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı ve hukuk direnişinin sembolü oldu. 1968'den bu yana devam etti. Mesela benim hukukçu olarak serbestiyet kazanmam, mesleğimi yapabilmem için yasakların kalkması 2014 idi. Yani 1968'de Şule ablanın omuzladığı ve başlattığı hak arama, hukuk mücadelesi, avukatlar için 2014'te sonuçlandı. Bu sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun hukuk mücadelelerinden biridir. Şenler, bunun mimarıdır. Şule hanımı en güzel ifade edecek kelime, "mücahide"dir. Davasına inancı açısından cesaret ve zarafet timsaliydi. Çok iyi bir anne olabilirdi, anne olsun isterdim ama bugün gördüm ki cenazesi başında milyonlarca kızı var. O kızlardan biri olmak çok büyük bir şeref. Şule abla her türlü mücadeleyi sürdürdü. Kolay değil bir hukuk mücadelesini tek başına sürdürmek ve arkasından milyonlarca insana yol açmak."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ekaraman.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Mücadeleci bir kalem: Şule Yüksel Şenler - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Aug 2020 11:09:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827140954-thumbs_b_c_e5f9be4b011f2f952be1b3c3b302a26b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827140954-thumbs_b_c_e5f9be4b011f2f952be1b3c3b302a26b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200827140954-thumbs_b_c_e5f9be4b011f2f952be1b3c3b302a26b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Turizmden yıl sonunda 15 milyar dolar gelir beklentisi ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ekaraman.com/haber-turizmden-yil-sonunda-15-milyar-dolar-gelir-beklentisi-6.html</guid>
                    <link>https://www.ekaraman.com/haber-turizmden-yil-sonunda-15-milyar-dolar-gelir-beklentisi-6.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi Akman, Türkiye'nin yabancı turisti çekme konusunda güven kazandığını belirterek, 2020 yılı sonunda turizmde 15 milyar dolara kadar gelir elde edebileceğini söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi Birol Akman, Türkiye'nin yabancı turisti çekme konusunda güven kazandığını belirterek, pandemi sürecinde olumsuz bir durum yaşanmazsa, 2020 yılı sonunda turizmde 15 milyar dolara kadar gelir elde edebileceğini bildirdi.

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Üyesi ve Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Başkanı da olan Akman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı öncesi ve bayramda turizmde sektörü kısmen rahatlatacak bir canlanmanın yaşandığını dile getirdi.

Birol Akman, Türkiye'nin 60 milyon turist hedefine yaklaşmasının pandemi dolasıyla mümkün olmasa da normalleşme sürecinde insanların kurallara tam anlamıyla uymaları durumunda, turizm sektörünün kriz ortamını daha kolay atlatabileceğini umduklarını ifade etti.

Akman, "Turist sayısı bu seviyelerde devam eder de pandemi sürecinde ikinci dalga gibi olumsuz bir durum yaşanmazsa, ülkemiz 2020 yılı sonunda turizmde 12, 13, hatta 15 milyar dolar gelir elde edecektir diye düşünüyorum." dedi.

Türkiye'nin pandemi ile turizmde yaşanan sıkıntıları çözmek için başarılı bir mücadele verdiğini ve süreci iyi yönettiğini vurgulayan Akman, Güvenli Turizm Sertifikasının ve yapılan denetimlerin çok doğru kararlar olduğunu belirtti.

Akman, şunları kaydetti:

"İspanya ve Yunanistan'da artan salgından dolayı Avrupalılar oraya gitmeme kararı aldılar ve Türkiye'ye gelmeye başladılar. Bu, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın bir başarısıdır. Bunu devam ettirmemiz, takip etmemiz ve düzenli olmamız, denetimleri düzgün yapmamız gerekiyor. Akdeniz'de, Bodrum'da barlar, restoranlar açık, rahat gibi davranıldığı düşünülüyor ama denetimler yapılıyor ve tedbirler alınıyor. Denetimler yapılmasa Avrupalılar gelmez. Antalya'ya bugünlerde günde 50 bin turist iniyor. Turistler gelmeye başlayınca Antalya'da kapalı oteller hizmet vermeye başladı ve otellerin yüzde 90'ı açık şu anda. Denetimler yapılmaya devam edecek, tabii herkes, turistler de pandemi kurallarına uygun davranırsa sıkıntı yaşanmaz, aksi halde istemediğimiz sonuçlar da olabilir."

Tatilde en güvenli ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Akman, hasta bakımı açısından da yaşanabilecek olumsuzluklarda en etkin müdahaleyi yapabilecek ülkenin yine Türkiye olduğunu sözlerine ekledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ekaraman.com/kultur-sanat-haberleri">Kültür-Sanat</category><dc:creator><![CDATA[Turizmden yıl sonunda 15 milyar dolar gelir beklentisi  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 24 Aug 2020 07:55:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200824105558-thumbs_b_c_e5d9eb9c261406215cce1f251643741d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200824105558-thumbs_b_c_e5d9eb9c261406215cce1f251643741d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ekaraman.com/images/haber/20200824105558-thumbs_b_c_e5d9eb9c261406215cce1f251643741d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>